Merhaba,
Ada da yaşam başladı yine..Annem sarma sarmayi çok sever ve benden yaprak basmamı rica etti..Ondan öğrendiğim ve ilk kez denediğim bu yöntemle, anneciğimin yaprağını bastım..Sağlık ve sıhhatle yemek nasip olsun..
Bağa gidilir , tazecik yapraklar toplanır. Eve gelip , yaprakların sapları kopartılır , beşer, altışar üst üste konur..İkiye katlanarak , çok sıkı bir şekilde ,steril kavanozlara yerleştirilir.. (Sürekli elinizle bastırarak hava boşluklarını almanız gerekiyor.) Kavanoz sıkıca doldurulup, kapatılır ve ters çevrilir..Hepsi bu..Püf noktası, hava almaması. .Bir kaç gün içinde sapsarı yapraklarınız oluyor...
Hadi bakalım. .Taze yapraklar bitmeden, iş başına. .
Sevgilerimle Zehra..
HOŞGELDİNİZZZZZEHR@
hepsüslüydüm...SÜSLÜ BLOGA HOŞGELDİNİZZZzehr@
1 Haziran 2016 Çarşamba
19 Mart 2016 Cumartesi
Amerikan Servis _ Anadolu Servis
Merhaba,
Elim klavyeye gidip gidip geri dönüyor. .Normal yaşamaya devam edersem , suç işlemiş hissine kapılıyorum. Vah benim canım ülkemin , canım masum insanlarına ..vah bizim geleceğimize..
Bugün bir yazı dolaşıyordu sanal alemde , bırakmayın hayatı, dik durun , karamsar olmayın vb söz lerdi..mantıklı ..
Burdan hareketle , pazen kumaş ve eski dantellerle yaptığım, rengarenk , orijinal adı Amerikan Servis olan ancak , benim taktığım adı Anadolu Servisi olan çalışmamı paylaşayim isterim.
Danteller , bir kazı evinin dolaplarınin içinde bulundu.Kim bilir hangi kız kardeş ördü..hiç aklına gelir miydi, yıllar yıllar sonra, hiç tanımadığı insanların sofralarını süsleyeceği.. Pazenler ise Kapalıçarşı'dan..Tamamen bizi ,Anadolu 'yu yansıtan ürünlerle yaptığım için adı Anadolu Servisi...
Umarım bugün yaşadigimiz terör olayı son olur..rengarenk, barış dolu günler ülkemin olur.
Sevgilerimle Zehra
14 Mart 2016 Pazartesi
Limoncello
Herkese merhaba..
Uzun zamandır yazamıyordum , sağlık problemlerim nedeniyle. .Çok şükür şimdi iyiyim..Beni merak eden blog dostlarıma çok teşekkür ediyorum.
Gündeme hiç değinmeyecegim , içim cok acıyor çünkü. .Şu anda evde olsam , bir kadeh içeceğim bir likör tarifi vereyim o zaman. .Bu yılbaşında, Antalya'da bir dostun bahçesinden topladığım limonlarla, İtalyanların ünlü limoncellosunu yaptım. Yapımı uzun süren ,birazcık özen gerektiren limoncello, buz gibi soğutulup içildiginde , oh iyi ki yapmışım dedirten cinsten 😀
Gelelim nasıl yapılacağına..
Malzeme :
Bir kilo kalın kabuklu limon
Bir şişe votka
300 gram şeker
350 ml su
Yapılışı
Limonlar , güzelce yıkanıp , iyice kurulanacak.
Rendenin ince tarafıyla , kesinlikle beyaz kısmından alinmayacak şekilde rendelenecek. Beyaz kısmından alirsaniz eğer, kararma yapar. Sarı rengi elde edemezsiniz.
Rendelenmiş kabuklar , votkanin içine konur.
Ağzı sıkıca kapatılır.Şişenin her tarafı , aliminyum folyo ile kaplanir.Açılmasın diye bir de streç folyo ile kaplanır.Böylece, hiç hava ve ışık almamasını sağladıktan sonra , yatay bir şekilde, 40 gün beklemeye alınır. Zor kısmı burası işte. Mümkün olduğunca, şişe yerinden oynatılmaz.
40 günün sonunda, su ve şeker karıştırılır, şeker eriyinceye kadar ısıtılıp , soğumaya bırakılır.
Şişenin ağzı açılır. Temiz bir kabin içerisine, çok ince bir tulbent veya kahve filtresi ile votka süzdürülür.
Daha sonra , şekerli su ile karıştırılıp , yeniden şişelere konulur. Hepsi bu kadar.Buzdolabında saklayin ki herzaman, soğuk için limoncellonuzu..Afiyet olsun.Kesinlikle yapmalısınız. Yemeklerden sonra hazmı kolaylaştırdigina inanan İtalyanlar, haksız değil inanın 😀
Muhteşem kokusu ve sarı rengiyle de ,kahveye nasıl da yakışıyor..Off canım çekti, evde olaydım, iyiydi. .
Sevgilerimle Zehr@
Uzun zamandır yazamıyordum , sağlık problemlerim nedeniyle. .Çok şükür şimdi iyiyim..Beni merak eden blog dostlarıma çok teşekkür ediyorum.
Gündeme hiç değinmeyecegim , içim cok acıyor çünkü. .Şu anda evde olsam , bir kadeh içeceğim bir likör tarifi vereyim o zaman. .Bu yılbaşında, Antalya'da bir dostun bahçesinden topladığım limonlarla, İtalyanların ünlü limoncellosunu yaptım. Yapımı uzun süren ,birazcık özen gerektiren limoncello, buz gibi soğutulup içildiginde , oh iyi ki yapmışım dedirten cinsten 😀
Gelelim nasıl yapılacağına..
Malzeme :
Bir kilo kalın kabuklu limon
Bir şişe votka
300 gram şeker
350 ml su
Yapılışı
Limonlar , güzelce yıkanıp , iyice kurulanacak.
Rendenin ince tarafıyla , kesinlikle beyaz kısmından alinmayacak şekilde rendelenecek. Beyaz kısmından alirsaniz eğer, kararma yapar. Sarı rengi elde edemezsiniz.
Rendelenmiş kabuklar , votkanin içine konur.
Ağzı sıkıca kapatılır.Şişenin her tarafı , aliminyum folyo ile kaplanir.Açılmasın diye bir de streç folyo ile kaplanır.Böylece, hiç hava ve ışık almamasını sağladıktan sonra , yatay bir şekilde, 40 gün beklemeye alınır. Zor kısmı burası işte. Mümkün olduğunca, şişe yerinden oynatılmaz.
40 günün sonunda, su ve şeker karıştırılır, şeker eriyinceye kadar ısıtılıp , soğumaya bırakılır.
Şişenin ağzı açılır. Temiz bir kabin içerisine, çok ince bir tulbent veya kahve filtresi ile votka süzdürülür.
Daha sonra , şekerli su ile karıştırılıp , yeniden şişelere konulur. Hepsi bu kadar.Buzdolabında saklayin ki herzaman, soğuk için limoncellonuzu..Afiyet olsun.Kesinlikle yapmalısınız. Yemeklerden sonra hazmı kolaylaştırdigina inanan İtalyanlar, haksız değil inanın 😀
Muhteşem kokusu ve sarı rengiyle de ,kahveye nasıl da yakışıyor..Off canım çekti, evde olaydım, iyiydi. .
Sevgilerimle Zehr@
8 Ekim 2015 Perşembe
Nar Ekşisi
Herkese merhaba..
Öyle tatlı bir Sonbahar yaşıyoruz ki burada..Hava şurup gibi.Umarım sizin Sonbaharlarınız da öyledir.Baharları severim,her anlamda bolluk ve berekettir..Kışa hazırlanmak için ne fırsatlar verir Sonbahar..Nar da bu fırsatlardan biri..Yararları saymakla bitmeyen narın,ekşisi de çok yararlı ve lezzetlidir;bilenler bilir..Ancak hakikisini bulmak önemlidir.Piyasada satılanların hiç biri gerçek nar ekşisi değil.Sumak ,limon tuzu ve şeker karışımı ve muhtemelen koruyucu maddeler içeriyor.
Buğday Ekolojik Yaşam Derneğinin bir savı var ; herkes her şeyini kendi üretebilir.Benim de fikrim bu tabi ki..Modern yaşamdan önce anneannelerimiz,babaannelerimiz ve hatta annelerimiz her şeylerini kendileri üretmiyor muydu? Yoğurt,ekmek,turşu,reçel vb. Eğer biraz gayret ve sabır gösterirsek biz de bunu başarabiliriz.
Bizim mutfağımızda nar ekşisi çok kullanılır ( Gaziantep Mutfağı) Şimdiye kadar annemin yaptıklarını veya çok iyi bildiğimiz insanların yaptıklarını kullanırdım. Gökçeada' da bir yaşam sürüyoruz ve çok şükür ekşi nar ağaçları da yetistirdik..İşte şimdi hasat zamanı..
Ekşi narın dışının da içinin de rengi koyu kırmızı olur..
Gelelim nar ekşisi yapımına ..O kadar kolay ki..Bu yazıyı okuduktan sonra hemen gidip ekşi nar arayacaksınız,kesinlikle..Hele nar ekşili salata,dolma vb, seviyorsanız :)
Sekiz ,dokuz kilo kadar ekşi narı tanelerine ayırıp,robotta suyunu sıktım.Büyükçe bir tencerede iki saat kadar kaynattım.Hepsi bu....
1,5 Kilodan birazcık fazla nar ekşisi elde ettim..Ayy ağzım sulandı..
Gelelim püf noktalarına; iki saat kadar kaynatmak şart,yoksa bozulur..Koyulaştığını anlamak için de geleneksel yöntem uygulayacaksınız,Bir tabağa birkaç damla damlatın,parmağınızla ortasından yol yapın,yol birleşmiyorsa olmuştur...Ocağın altını ilk kapattığınızda sulu görünebilir,soğuyunca biraz daha koyulaşır..
Tanelemek zor geliyorsa katı meyve sıkacaklarında veya geleneksel nar sıkma aletinde de suyunu çıkarabilirsiniz ancak,zarlarının da suyu çıkacağı için tadını bozabilir diye düşünüyorum..Size kalmış tabi ki..
Haydi pazara gidiyorsunuz ,ekşi nar bulmaya ,kolay gelsin :)
Sevgilerimle Zehra
NOT: Yukarıda yazmayı unutmuşum,robotta çekerken çekirdeklere bir şey olmuyor,merak etmeyin.. Çektikten sonra delikli bir süzgece koyun ve süzülmesini sağlayın,elinizle de biraz ovalayın tabi ki...
Öyle tatlı bir Sonbahar yaşıyoruz ki burada..Hava şurup gibi.Umarım sizin Sonbaharlarınız da öyledir.Baharları severim,her anlamda bolluk ve berekettir..Kışa hazırlanmak için ne fırsatlar verir Sonbahar..Nar da bu fırsatlardan biri..Yararları saymakla bitmeyen narın,ekşisi de çok yararlı ve lezzetlidir;bilenler bilir..Ancak hakikisini bulmak önemlidir.Piyasada satılanların hiç biri gerçek nar ekşisi değil.Sumak ,limon tuzu ve şeker karışımı ve muhtemelen koruyucu maddeler içeriyor.
Buğday Ekolojik Yaşam Derneğinin bir savı var ; herkes her şeyini kendi üretebilir.Benim de fikrim bu tabi ki..Modern yaşamdan önce anneannelerimiz,babaannelerimiz ve hatta annelerimiz her şeylerini kendileri üretmiyor muydu? Yoğurt,ekmek,turşu,reçel vb. Eğer biraz gayret ve sabır gösterirsek biz de bunu başarabiliriz.
Bizim mutfağımızda nar ekşisi çok kullanılır ( Gaziantep Mutfağı) Şimdiye kadar annemin yaptıklarını veya çok iyi bildiğimiz insanların yaptıklarını kullanırdım. Gökçeada' da bir yaşam sürüyoruz ve çok şükür ekşi nar ağaçları da yetistirdik..İşte şimdi hasat zamanı..
Ekşi narın dışının da içinin de rengi koyu kırmızı olur..
Gelelim nar ekşisi yapımına ..O kadar kolay ki..Bu yazıyı okuduktan sonra hemen gidip ekşi nar arayacaksınız,kesinlikle..Hele nar ekşili salata,dolma vb, seviyorsanız :)
Sekiz ,dokuz kilo kadar ekşi narı tanelerine ayırıp,robotta suyunu sıktım.Büyükçe bir tencerede iki saat kadar kaynattım.Hepsi bu....
1,5 Kilodan birazcık fazla nar ekşisi elde ettim..Ayy ağzım sulandı..
Gelelim püf noktalarına; iki saat kadar kaynatmak şart,yoksa bozulur..Koyulaştığını anlamak için de geleneksel yöntem uygulayacaksınız,Bir tabağa birkaç damla damlatın,parmağınızla ortasından yol yapın,yol birleşmiyorsa olmuştur...Ocağın altını ilk kapattığınızda sulu görünebilir,soğuyunca biraz daha koyulaşır..
Tanelemek zor geliyorsa katı meyve sıkacaklarında veya geleneksel nar sıkma aletinde de suyunu çıkarabilirsiniz ancak,zarlarının da suyu çıkacağı için tadını bozabilir diye düşünüyorum..Size kalmış tabi ki..
Haydi pazara gidiyorsunuz ,ekşi nar bulmaya ,kolay gelsin :)
Sevgilerimle Zehra
NOT: Yukarıda yazmayı unutmuşum,robotta çekerken çekirdeklere bir şey olmuyor,merak etmeyin.. Çektikten sonra delikli bir süzgece koyun ve süzülmesini sağlayın,elinizle de biraz ovalayın tabi ki...
8 Ağustos 2015 Cumartesi
Kış Hazırlığı-Bamya Saklama
Merhabalar..
Konumuz kış hazırlığı.
Çoğunuzun bildiği üzere,uzun yıllardır baharları ve yazı Gökçeada'da geçiriyoruz.İki yıldır da organik tarımla uğraşıyoruz.Tarımla uğraşmak hem çok zor hem de çok zevkli..Ektiğiniz o minnacık tohumun,her aşamasını görmek çok heyecan verici..Hele bir de ürün almaya başladığınızda ,yaşadığınız keyif her şeye bedel..İşte bu ekip biçtiklerimizi yavaş yavaş kışa da saklama zamanı geldi..Bamyadan başlayalım mı? Herkesin bir saklama yöntemi vardır elbet ancak, benimki biraz farklı :)
MALZEMELERİMİZ
-Bamya
-Bol miktarda sarımsak
-Bol miktarda domates
-Soğan
-Limon
-Buz dolabı poşeti
YAPILIŞI
Yıkanıp süzülen bamyalar ayıklanır.
Soğanlar irice doğranır.
Sarımsaklar ayıklanır,ikiye bölünür.
Domateslerin kabukları soyulur,doğranır.
Limonun suyu sıkılır.
Hazırlanan malzemeler iyice karıştırılır.Birer yemeklik olacak şekilde torbalara doldurulup,derin dondurucuya atılır.
Kışın tüketileceği zaman da ,kıymanın içine sadece tuz ve karabiber eklenerek elde edilen ve minik minik toplar halinde yuvarlanan köfteler ilave edilerek pişirilir.Sonra mı? Tabi ki afiyetle yenir.
Bu yöntemi denememiş olanlara tavsiyemdir,çok memnun kalacaksınız..
Kolay gele,sevgilerimle Zehra
Konumuz kış hazırlığı.
Çoğunuzun bildiği üzere,uzun yıllardır baharları ve yazı Gökçeada'da geçiriyoruz.İki yıldır da organik tarımla uğraşıyoruz.Tarımla uğraşmak hem çok zor hem de çok zevkli..Ektiğiniz o minnacık tohumun,her aşamasını görmek çok heyecan verici..Hele bir de ürün almaya başladığınızda ,yaşadığınız keyif her şeye bedel..İşte bu ekip biçtiklerimizi yavaş yavaş kışa da saklama zamanı geldi..Bamyadan başlayalım mı? Herkesin bir saklama yöntemi vardır elbet ancak, benimki biraz farklı :)
MALZEMELERİMİZ
-Bamya
-Bol miktarda sarımsak
-Bol miktarda domates
-Soğan
-Limon
-Buz dolabı poşeti
YAPILIŞI
Yıkanıp süzülen bamyalar ayıklanır.
Soğanlar irice doğranır.
Sarımsaklar ayıklanır,ikiye bölünür.
Domateslerin kabukları soyulur,doğranır.
Limonun suyu sıkılır.
Hazırlanan malzemeler iyice karıştırılır.Birer yemeklik olacak şekilde torbalara doldurulup,derin dondurucuya atılır.
Kışın tüketileceği zaman da ,kıymanın içine sadece tuz ve karabiber eklenerek elde edilen ve minik minik toplar halinde yuvarlanan köfteler ilave edilerek pişirilir.Sonra mı? Tabi ki afiyetle yenir.
Bu yöntemi denememiş olanlara tavsiyemdir,çok memnun kalacaksınız..
Kolay gele,sevgilerimle Zehra
24 Temmuz 2015 Cuma
Tahta Ölçekler,Dekupajla Süslenince...
Merhaba herkes,
Hani sokak aralarında ,minicik dükkanlarda ,sanatını büyük bir titizlik ve ustalıkla yapan zanaatkarlar vardır.İşte ben onları ziyaret etmeyi,ürettiklerinden satın almayı çok severim,hatta onlardan alış veriş yapmayı bir görev bilirim ..Tamamen elde üretilen bu ürünler,çok kıymetli ve özeldir çünkü.Gün geçtikçe de bunların sayısı azalmakta,hatta yok olmakta :(
Yolunuz Gökçeada'ya düşerse,merkezde sokak aralarını gezin,dükkanların birinde,eski usül ,cama ince tahtalar çakılarak vitrin haline getirilmiş bir dükkan göreceksiniz.Vitrinde hepsi elde yapılmış,tahtadan oyuncaklar,kaşıklar,arabalar göreceksiniz..Girin içeri,neler göreceksiniz neler..Ali usta döktürmüş sanatını..Ben sıklıkla bir şeyler alıyorum.Birkaç gün önce de tahta ölçekler aldım,bir sürü alınca ne yapacağımı sordu.Boyayıp,dekupajla süsleyeceğimi söyledim.Bir tane de ona yapmamı istedi,merak ettim dedi :) Yapınca götürüp verdim,vitrine koydu ,ham haldekilerin yanına..
Süslemeden de kullanılır ancak ben süslüyüm değil mi? Süslemeden olmaz!
Ölçekleri önce beyaz akrilik boyayla birkaç kat boyadım,dekupaj yöntemiyle peçeteden kestiğim çiçekleri yapıştırdım.Daha sonra da su bazlı vernikle sabitledim..Sonra kavanozların içinde yerlerini aldılar..
Hadi bakalım sıra sizde..
Sevgi ve barışla Zehra...
Hani sokak aralarında ,minicik dükkanlarda ,sanatını büyük bir titizlik ve ustalıkla yapan zanaatkarlar vardır.İşte ben onları ziyaret etmeyi,ürettiklerinden satın almayı çok severim,hatta onlardan alış veriş yapmayı bir görev bilirim ..Tamamen elde üretilen bu ürünler,çok kıymetli ve özeldir çünkü.Gün geçtikçe de bunların sayısı azalmakta,hatta yok olmakta :(
Yolunuz Gökçeada'ya düşerse,merkezde sokak aralarını gezin,dükkanların birinde,eski usül ,cama ince tahtalar çakılarak vitrin haline getirilmiş bir dükkan göreceksiniz.Vitrinde hepsi elde yapılmış,tahtadan oyuncaklar,kaşıklar,arabalar göreceksiniz..Girin içeri,neler göreceksiniz neler..Ali usta döktürmüş sanatını..Ben sıklıkla bir şeyler alıyorum.Birkaç gün önce de tahta ölçekler aldım,bir sürü alınca ne yapacağımı sordu.Boyayıp,dekupajla süsleyeceğimi söyledim.Bir tane de ona yapmamı istedi,merak ettim dedi :) Yapınca götürüp verdim,vitrine koydu ,ham haldekilerin yanına..
Süslemeden de kullanılır ancak ben süslüyüm değil mi? Süslemeden olmaz!
Ölçekleri önce beyaz akrilik boyayla birkaç kat boyadım,dekupaj yöntemiyle peçeteden kestiğim çiçekleri yapıştırdım.Daha sonra da su bazlı vernikle sabitledim..Sonra kavanozların içinde yerlerini aldılar..
Hadi bakalım sıra sizde..
Sevgi ve barışla Zehra...
21 Temmuz 2015 Salı
Fesleğen Likörü- Basilcello
Merhaba herkese,
Gündem acı,gündem iç yakıcı...Dünden beri paramparçayız bizlerde, gençliği elinden alınan, masum üniversiteli çocuklarımız gibi..Çok üzgünüm..
Post konuma gelince; fesleğen likörü efendim..Fesleğen en sevdiğim yeşilliklerden biridir.Her yaz mutlaka yetiştiririm bahçemde..Pesto sos yaparım onlardan..
Bu sefer de likör yaptım,sevgili Beste'nin tarifi. ( bestenin naneleri ) Ondan çok şey öğrendim.Teşekkürler Beste'cim..
Tarifimize gelince;
MALZEMELER
Bir veya iki demet iri yapraklı ,yenebilir fesleğen
Bir şişe votka ( iki küçük boy kullandım)
500 gr şeker
600 gr su
YAPILIŞI
Ayıklanıp yıkanan yaprakların üzerine votka eklenir.İki üç gün bekletilir.Yapraklar çıkartılıp, süzülür.
Şeker ve su kaynatılıp,soğutulur.
Süzülen alkol ve kaynatılıp soğutulan şerbet birbirine karıştırılır.Şişelenir.İki hafta bekledikten sonra içmeye hazırdır..Ben tam şişeleme yaparken ,bir konuğumuz geldi,ikram ettim çok beğendi..İki hafta sonra tadı nasıl olur tahmin bile edemiyorum :)
Umudumu yitirmek istemiyorum,barıştan yana ,sevgiden yana ,aydınlık günlere uyanmak dileğimle sevgiler herkese ,Zehra..
Gündem acı,gündem iç yakıcı...Dünden beri paramparçayız bizlerde, gençliği elinden alınan, masum üniversiteli çocuklarımız gibi..Çok üzgünüm..
Post konuma gelince; fesleğen likörü efendim..Fesleğen en sevdiğim yeşilliklerden biridir.Her yaz mutlaka yetiştiririm bahçemde..Pesto sos yaparım onlardan..
Bu sefer de likör yaptım,sevgili Beste'nin tarifi. ( bestenin naneleri ) Ondan çok şey öğrendim.Teşekkürler Beste'cim..
Tarifimize gelince;
MALZEMELER
Bir veya iki demet iri yapraklı ,yenebilir fesleğen
Bir şişe votka ( iki küçük boy kullandım)
500 gr şeker
600 gr su
YAPILIŞI
Ayıklanıp yıkanan yaprakların üzerine votka eklenir.İki üç gün bekletilir.Yapraklar çıkartılıp, süzülür.
Şeker ve su kaynatılıp,soğutulur.
Süzülen alkol ve kaynatılıp soğutulan şerbet birbirine karıştırılır.Şişelenir.İki hafta bekledikten sonra içmeye hazırdır..Ben tam şişeleme yaparken ,bir konuğumuz geldi,ikram ettim çok beğendi..İki hafta sonra tadı nasıl olur tahmin bile edemiyorum :)
Umudumu yitirmek istemiyorum,barıştan yana ,sevgiden yana ,aydınlık günlere uyanmak dileğimle sevgiler herkese ,Zehra..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















