HOŞGELDİNİZZZZZEHR@

hepsüslüydüm...SÜSLÜ BLOGA HOŞGELDİNİZZZzehr@





26 Temmuz 2009 Pazar

Canan..


Günaydın 27 Temmuz,
Teşekkürler sana..
Can yoldaşım, arkadaşım, sırdaşım, dert ortağım,
Canım kız kardeşimi getirdiğin için bana..

Kız kardeşi olan şanslılardansanız eğer beni iyi anlayacaksınız. Düşünüyorumda bazen, eğer o olmasaydı her sabah kimi arayacaktım? Kimle sıkıntılarımı, sevinçlerimi paylaşacaktım? Kim bana ben abla olmama rağmen bana ablalık yapacaktı, beni sakinleştirecekti? Kim benim için bu kadar endişelenecekti? Kim yeğeni için bu kadar sevgi dolu olacaktı? Ya da tam tersi ben kimin için bu duyguları besleyecektim?
İyi ki varsın Canan,
İyi ki benim kardeşimsin,
İyi ki doğmuşsun,
Ömrün huzurlu, bereketli ve bizimle olsun kardeşim..
Seni seviyorum, aman şimdi Öykü kıskanır tamam tamam onu da çok ama çok seviyorum..

Zehr@

23 Temmuz 2009 Perşembe

Gün Batımı Dansı

Yeğen Arda ile sizin için gün batımı dansı yaptık..




Bu fotoğrafları da sizin için çektim.Oğluşum kadar başarılı olmasam da idare eder sanırım. Sayfamı açtığınızda gördüğünüz fotoğraf Gencay'ıma aittir.)


Ada'da akşam oldu...

Ada'da ada...Genç bir balıkçıyı habersiz çektim :(
Belki sizin oralarda çoktan gün battı...Burası Türkiye'nin en batı noktası, ayrılamadı bizden...
Tanıdık yok bu fotoğraflarda...Tek bildik Güneş...
Sözün bittiği an...



Günün son yemeğinden arta kalanların peşinde kedicikler..Ada'nın kolyozu, eşkinası, sinariti, barbunu eşlik eder gün batımı sofralarına..



Gün batımından arta kalan renk cümbüşü..Semadirek Ada'sını ne güzel süslemiş değil mi?
Bu güzellik karşısında poz vermeden edemedim...

Zehr@

17 Temmuz 2009 Cuma

Bahçe Keyfi....






Merhabaaa..Biliyorum arayı çok uzattım sevgili günlük..Arkadaşlarım beni çok özlediler, benim onları çok özlediğim gibi :) Ama malum yazlığı olanlar bilirler, sevgili dost ve akrabalarımızın ziyaretlerini.....Gerçekten hiç zamanım olmadı.
Dün sabah yanlız kalınca ben de fırsat bilip erkenden bahçeye indim.

Şekersiz kahvem, bir parça bitter çikolatam, malesef zamanında okuyamadığım ( Elif Şafak- Aşk) romanımla birlikte bahçe keyfi yaptım. Böğürtlenlerimin büyümesini seyrettim.

Çiçekleri kokladım.Çimenlerde yürüdüm

Yeni yeni olmaya başlayan salatalık, domates ve biberlerden, kendiliğinden yetişen semiz otu ve çok sevdiğim için bahçenin her yerine diktiğim fesleğenlerden toplayıp yukarı çıktım. Canımın diğer yarısı ve kendim için bu mütevazi ve doğal kahvaltı sofrasını hazırladım.

Sebzeler o kadar taze ve tamamen organik ki kesmeye kıyamadan sofraya buyur ettim onları.Yanlarına da anneciğimin yaptığı Ada'da çok bulunan karadut reçelini ve yine Ada'ya özgü keçi peynirlerini konuk ettim. Gaziantep'e özgü zahter de gelmek istedi Ada'nın zeytinyağı ile elele verip..Çünkü onu yemek için ekmeğinizi önce zeytinyağına sonra zahtere batırmanız gerekli..Afiyetle mideye indirmeden önce sizin için fotoğraflarını çekmek istedim, çok sevindiler ve gülerek poz verdiler..
Sizi de beklerim....

Zehr@

28 Haziran 2009 Pazar

ADA'M BENİMMM


Böğürtlenlerime,
Üzümlerime,
Domateslerime,
Biberlerime,
Eriklerime,
Bol oksijenime,
Sessizliğime,
Ege mavisi denizime,
Fesleğenlerime,
Böğürtlen reçeli ,
Vişne likörü ,
Erişteler, tarhanalar çoktan bitti,
Yapmama sadece iki güncük kaldı...
Gökçeada'm benim...
Sana ihtiyacım var,
Çok sıkıldım, çok yoruldum,
Beni ılık rüzgarınla rahatlat,
Kulaçlarımdan soğuk suların damlasın,
Yeşilliklerinle gözlerim şenlensin,
Komşuluklarınla sosyalleşeyim,
Hiristo amcanın dondurması içimi serinletsin..
Hormonsuz sebzelerin,
Kekiklerin,
Keçi peynirin
Karnımı doyursun...
Kısaca beni şımart Ada'm

Zehr@

21 Haziran 2009 Pazar

BU ADAM BENİM BABAM


Babacığım seni çok seviyorum..
Bana sevmeyi ,
Paylaşmayı,
Affetmeyi,
Görgüyü,
Sabrı,
Ve sahip olduğum bütün erdemleri öğrettiğin için çok teşekkürler..
İyi ki benim babamsın...

Babalarımızın günü kutlu olsun, cennette olan babalarımızın ise ruhu şad olsun...

Zehr@

17 Haziran 2009 Çarşamba

17 Haziran...



17 Haziran 1987'den bu yana,
Sevda biriktirdim,
Güven biriktirdim,
Aşk biriktirdim,
İz bıraktım,
İz bıraktın,
Güldün, güldüm..
Ağladım, ağladın..
Hep yanımdaydın,
Hep yanındayım..
Kızmadım mı, kızdım tabi ki,
Küsmedim mi, küstüm tabi ki,
Ama hep sevdim...
Canım,
Canımın diğer yarısı,
İyi ki varsın..
Seni seviyorum,
Nice nice yıllara...

Zehr@

4 Haziran 2009 Perşembe

Kuzucuklarımla Veda Yemeği..






Daha dün gibi......
Bir çoğunuz ''r'' leri bile söyleyemiyordunuz..
Uyum haftasında elimde çikolata kutusuyla karşılamıştım sizi,
Daha sonra Türkçe derslerinde öyle güzel anlatmıştınız ki o anı
Okunup okunup ağlanacak kadar güzel...
Kimi zaman karnınız ağrıdı
Başınız ağrıdı kimi zaman,
Öptüm geçti ama değil mi?
Paylaşıp çoğaltınız sevgilerinizi benimle
Kimi zaman da azalttık üzüntüleri birlikte
Az çalıştınız, küstüm,
Ödüller aldınız, gururlandım,
Örnek davranışlarınızla övündüm..
Bu yazıyı yazarken, ağladım....
Kuzucuklarım, ne çabuk beş yıl geçti?
Koca yakışıklı delikanlılar ve birbirinden güzel genç kızlar oldunuz..
Hepiniz ayrı ayrı çok değerli ve özelsiniz ...
Sizi çok seviyorum
Büyüyünce ne yapmak istediğinizi kendiniz seçip,
Atatürk'ün çizdiği çağdaş yolda ilerleyip,
Beni mutlu edin olur mu?
Çocuklar hiç unutmaz öğretmenlerini
Emin olun onlar da sizi unutmaz..
............
Nisa'nın hiç durmadan konuşması,
Serkan'ın nazlanması,
Ayşegül'ün gözleriyle gülmesi,
Musa'nın hep söz verip hiç çalışmaması ama masumca özür dilemesi,
Hakan'ın konuşurken sallanması,
Merve'nin maviş gözleriyle bakıp, beni kimseyle paylaşmak istememesi
Bahattin'in lakapları ve çalışkanlığı ,
Sümeyye'nin ''Bir şey sorabilir miyim? '' i,
Feray'ın utangaçlığı,
Lehat'ın genel kültürü ve havuç yanakları,
Hüseyin'in halen ''K'' harfini gırtlaktan söylemesi,
Osman'ın kırmızı yanakları,
Melek'in gayretleri,
Fırat'ın resimleri,
Sidar'ın yaramazlıkları :)
Songül'ün şiir okumaları,
Buket'in iflah olmaz dağınıklığı ve İstiklal Marşı'nı en iyi okuma başarısı,
Aslı'nın paylaşılamayan kız olmasını ve çok güzel olduğunu( Siz söylediniz :))
Batuhan'ın Japon gözlerini, '' örretmenim'' demesini,
MuratCan'ın her teneffüste bir başkasıyla boğuşması ve bir şey olmamış gibi şirin şirin gülmesi,
Ahmet'in gülücükleriyle beni kandırması,
Tarkan'ın devamsızlıkları ve Roman dansları,
Pınar'ın başarıları ve gamzesi,
Öznur'un yeşil gözleri,
Barış'ın çok düzgün cümleleri..
Bunları unutmam mümkün mü sizce?

Zehr@